Beyaz Kocaeli Gazetesi
Favorilerime Ekle
Haberler - Eğitim

Mutlu Olmak

Devrin İmamı’ndan öğrenmiş olduğumuz Kur’ân’daki İslâm, günümüzdeki İslâm tatbikatıyla mukayese edildiği zaman Kur'ân’ın tamamen rafa kaldırılmış olduğunu görüyoruz.

Mutlu Olmak
Devrin İmamı’ndan öğrenmiş olduğumuz Kur’ân’daki İslâm, günümüzdeki İslâm tatbikatıyla mukayese
edildiği zaman Kur'ân’ın tamamen rafa kaldırılmış olduğunu görüyoruz.
Günümüzde dîn tatbikatından birçok Kur’ân kavramı çıkartılmıştır. Bunların başında özellikle takva sahibi
olmak geliyor. Takva bütün ilmihallerde “Allah’tan korkmak” olarak geçiyor, halbuki takva Allah’tan
korkmak değildir. Takva “vikaye” kökünden türeyen bir kelimedir, zarardan ve sıkıntıdan korunmak
anlamına gelmektedir.
Takva kavramı gibi insanlar hidayeti de unutmuşlar. İnsanlar Sıratı Mustakîm’de olmayı unutmuşlar.
Kendi uydurdukları bir dîn tatbikatının içerisine girmişler ve İslâm’ın 5 şartı ile kurtuluşta olduklarını
zannediyorlar. Sadece İslâm’ın 5 şartıyla da hiç kimsenin kurtuluşa ulaşması mümkün değil.
Hidayet ve takva kavramın dışında Kur'ândan kopan diğer kavramları şöyle belirtmek mümkün.
•MÜ’MİN OLMAK kavramı İslâm’dan kopmuştur.
•SIRÂT-I MUSTAKÎM kavramı İslâm’dan kopmuştur.
•EHL-İ ZİKİR, İslâmdan kopmuştur.
•MÜRŞİD, İslâm’dan kopmuştur.
•RESÛL VE NEBÎ kavramları tatbikattan çıkartılmıştır.
•TÖVBE VE MAĞFİRET günümüz dîn tatbikatında yoktur.
•AMİLÜSSÂLİHAT söz konusu değildir.
•NEFS TEZKİYESİ, İslâm’ın 5 şartının içinde yoktur.
•ÂMENÛ OLMAK, ZAHİDLERDEN olmak, MUHSİNLERDEN olmak, TESLİMLERi
gerçekleştirebilmek, ULÛ’L ELBAB, HİKMET SAHİBİ, İHLÂS, NEFS TASFİYESİ; bunların hiçbirisi
artık yaşanan dîn tatbikatının içerisinde yok.
Bu söylediklerimizin hepsi Kur'ân kavramlarıdır. Bunların hiçbirisini kendimizden söylemiyoruz. Hepsi
Kur’ân’da yer almış durumda. Babamız İbrahim’in hanif dîni Arapça adıyla İslâm’dır. Allahû Tealâ bu
dînin 3 tane esas faktörünü Kur’ân-ı Kerîm’de zikrediyor.
1.Vahdet; Allah'ın tekliği.
2.Tevhid; tek cemaati oluşturmak.
3.Teslim; teslim-i küllî ile Allah'a teslim olabilmek.
İşte bu dizayn içerisinde meselemize baktığımız zaman net olarak şunu görüyoruz. Artık insanlar hidayeti
unuttukları için Allah'a ulaşmayı dilemiyorlar. Allah'ın bizdeki emanet olan ruhu, dünya hayatını yaşarken
Allah'a ulaştırmak farz olmasına rağmen, insanlar bu farzı unutttukları için Allah'a ulaşmayı dilemiyorlar.
Dilemeyenlerin takva sahibi olması mümkün değil. Çünkü Allahû Tealâ Rûm-30’da dîni ifade ediyor.
30 / RÛM - 30: Fe ekim vecheke lid dîni hanîfâ(hanîfen), fıtratallâhilletî fataran nâse aleyhâ, lâ tebdîle li
halkıllâh(halkıllâhi), zâliked dînul kayyimu ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne).
Artık hanif olarak kendini (vechini) dîn için ikame et, Allah'ın hanif fıtratıyla ki; Allah, insanları onun
üzerine (hanif fıtratıyla) yaratmıştır. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan (kaim olacak,
ezelden ebede kadar yaşayacak) dîn budur. Fakat insanların çoğu bilmez.
Ezeli ve ebedi dîn hanif dînidir. Herkesi de Allah hanif fıtratıyla yaratmıştır. Hanif dînini yaşayabilmenin
olmazsa olmaz şartı takva sahibi olmaktır. Ama takva sahibi olmak mutlaka hidayetle birlikte gerçekleşen
bir olgudur.
Onun için Rûm-31’de Allahû Tealâ şöyle buyuruyor: “Munîbîne ileyhi vettekûhu, Allah'a yönelin ki”.
Allah'a yönelmesi gereken bizdeki emanet olan ruhtur. “Vettekûhu, takva sahibi olun böylece takva sahibi
olun”.
30 / RÛM - 31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin
(namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
Yani ruhumuzu Allah'a dünya hayatında ulaştırmayı dilemeliyiz. Böylece takva sahibi oluruz. Böylece
şirkten kurtuluruz. Böylece küfürden kurtuluruz. Böylece fısktan kurtuluruz. Bütün bu negatif standartlardan
tamamıyla Allahû Tealâ bizi kurtaracaktır.

Hidayetin Giriş Kapısı Allah’a Ulaşmayı Dilemektir!
Başlangıç noktasında herkes şirktedir. Herkes dalâlettedir, küfürdedir, fısktadır, hüsrandadır ve amelleri
boşa gider. Ama, Allah'a ulaşma dileği bizim tamamıyla Kur'ân’daki İslâm’ın içinde yer almamızı sağlar.
Hidayetin giriş kapısı Allah'a ulaşmayı dilemektir. Allah'a ulaşmayı dilemek söz konusu olmayınca
otomatikman kişi Kur’ân kavramlarının muhtevasında olmadığı, Kur'ân dışı bir bid’atlere dayalı dîn
tatbikatını yaşamaya başlıyor.
Evet Kur'ân kavramları Kur'ân’dan kopmuştur, dînden kopmuştur. Dîn ezelî ve ebedî Babamız İbrahim’in
hanif dîni, Arapça adıyla İslâm’dır.
Öyleyse Kur'ân kavramları dînden kopmuştur. Farz emirler artık dîn tatbikatının içerisinde yer almıyor.
7 tane farz emir var:
1) Allah'a ulaşmayı dilemek farzdır.
2) Mürşide tâbî olmak farzdır.
3) Ruhu Allah'a teslim etmek farzdır.
4) Fizik vücudu Allah'a teslim etmek farzdır.
5) Nefsi Allah'a teslim etmek farzdır.
6) İrşada ulaşmak farzdır.
7) Ve iradeyi Allah'a teslim etmek farzdır.
Evet sevgili okurlar! Bunların hepsi farz, ama günümüz dîn tatbikatında bunlar da yok. Yani mutluluk
mesajı dînden kopmuştur.
Mutlu Olmak
Allah insanlardan sadece onların mutlu olmasını ister! Mutluluk başkalarını mutlu etmekten geçiyor.
Başkalarını mutlu edebilmek ve mutlu olmak bir dilektir. Sadece bir dilek, bizi 3. kat cennet ve dünya
saadetinin sahibi kılıyor. Allah'a ulaşmayı dilemek yoksa tâbiiyet söz konusu değildir! Allah’a ulaşmayı
dilemek yoksa ruhun Allah'a teslimi mümkün değil ve şeytana dost olmaktan kurtulup, Allah'ın dostu
olmadan başkalarını mutlu etmek mümkün değildir.
Allahû Tealâ en çok insanı seviyor. En sevdiği varlık olan insan için Allahû Tealâ’nın bir tek dileği vardır;
Âhiret ve dünya saadeti. Ve âhiret ve dünya saadetine ulaşmanın olmazsa olmaz şartı başkalarını mutlu
etmektir. Kısaca mutluluk bir dilektir. Allah'a ulaşmayı dilemektir. Mürşide tâbî olmaktır. Ruhu Allah'a
teslim etmektir. Yani kısacası Allah'ın dostu ermiş evliyasından olmaktır. Çünkü mutlu olanlar Allah'ın
dostlarıdır.
Allahû Tealâ Yûnus Suresinin 62-63. âyet-i kerimelerinde: “Onlar âmenû olmuşlardır ve de takva sahibi
olmuşlardır.” buyuruyor.
10 / YÛNUS - 62: E lâ inne evlîyâ allâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah'ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?

10 / YÛNUS - 63: Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
Buradaki müjde dünya saadetinin yarısı, âhiretteki müjde de 3. kat cennet. Allah bize hediye ediyor, bize
lutfediyor, bizi bunlarla müjdeliyor. Ama ondan sonra da, ermiş evliya olduktan sonra zirvesine ulaşabilmek
için mutlak surette başkalarını mutlu etmek durumundayız. Ne kadar ekmek o kadar köfte.
Ne kadar başkasına mutluluk; o kadar da bizim mutlu olmamız. Etrafımızda devamlı insanlar vardır.
Öyleyse onların mutluluğu için çalışmak durumundayız. Onlar için kendimizi vakfetmek durumundayız.

Dr. Fazıl Nimet
fazilnimet@yahoo.com

 
Habere yorum yaz Arkadaşına gönder Sayfayı yazdır Bu Haber 372 defa okundu.
24.11.2011
 
Bu haber İçin Yapılan Yorumlar (1)
filizkalanbelli
15-01-2012 08:52
Muhterem hocam sohbetiniz okadar güzel anlatmışsınızki gerçekleri ortaya dökmüşsünüz adeta muhteşem olmuş yetlerle açıklamanız daha çok bilgilendirdiniz sağolun hocam aro şimdiye kadar hep bizlerde islamın şartı 5 dir bunları yaparsanız kurtuşlursunuz diye anlatıyorlardı halen malesef bu şekilde devam ediyor hocam güzel sohbetleri bize anlattığınız için önce size teşekkürlerimi sunarım bu güzel çalışmalarınızın devamını dilerim umarım bu güzel sohbetinizi bizimle paylaşmaya devam edrsiniz hocam sağolun bizi aydınlatıyorsunuz aro
Yorum Gönder
* Adınız Soyadınız:  
E-Posta:
* Yorumunuz:
 
 
Diğer Eğitim Haberleri
TÜRKAN SEDEFOĞLU BURS FONUNDAN TEVİTÖL’E ANLAMLI BAĞIŞ
Akıl Oyunları Akademisi yeni program
Gençlere ücretsiz oyunculuk dersleri verilecek Şehir Tiyatroları’ndan Tiyatro Okulu
18 bin öğrenciye teknolojik eğitim
İZAYDAŞ Atık Teknolojileri Sempozyumu’nda
Büyükşehir’de personel özlük hakları anlatıldı
Özel Erkul’dan Matematik Olimpiyatına 63 öğrenci
Atatürk Anadolu Lisesi, Pehlivan'a teşekküreetti
Bilim Akademisi sınav sonuçları açıklandı
Zayıf karneye nasıl tepki vermelisiniz?
En Çok Okunan Haberler
Derince'nin malı deniz mi?
TUNCAY EMİR EĞİTİM KURUMLARI KOCAELİ’NDE BİR İLK GERÇEKLEŞTİRİYOR
Kocaeli’ne modern hal binası
Türk mutfağının baştacı kuru fasulye ton balığı ile birleşti SuperFresh Çeşnili Hazır Balık Serisi doğdu
Tekvandoculardan Üç Üçüncülük
 
Fırsat Ürünü  
Diesel Kot Pantalon
98,90 TL
İncele
Anasayfa | İletişim | Künye | Kullanım Şartları Bugünkü Ziyaretçi Sayısı : 53
Copyright © 2009