Beyaz Kocaeli Gazetesi
Favorilerime Ekle
Yazarlar > Kamil TÜRKOĞLU
Yazara E-posta
Çıktı Al
Arkadaşına gönder
Yazarın Diğer Yazıları
 
 

BOŞ DÖNMEYEYİM

          

  Şimdi daha da iyi anladım hovardalık yalnızca para ile değil, yürekle yapıldığını. Tabi ki mide de önemli.

  Gecen akşam bir televizyon kalanında izlediğim bir programda kaldı aklım.

  Adam birkaç kez evlenmiş, ama evlilik süresince, evden uzak gecen boş zamanlarını da hiç zayi etmemiş. Öyle pişkin pişkin anlatıyor ki, (inkar kalesi çoktan düşmüş)  program sunucusuna. İlk eşimle anlaşamadık, iki yıl sürdü beraberliğimiz. İkincisi de çok savurgandı ve gözü de dışarıdaydı gibi geliyordu bana, güven vermediği için onunla da yürümedi evliliğimiz, altı ay gibi sürdü. Üçüncüsünü severek aldım iki ay flört yaşadım. Hakikaten çok iyi biriydi. Tam istediğim gibi, yaptığı yenir, diktiği giyilir derler ya, o işte öyleydi.

    Sunucu soruyor?

  “Ondan neden ayrıldınız?

  Benim hatam oldu. Daha doğrusu eşimin arkadaşı yüzünden oldu. O eşimle çok sık görüşürdü, akşamları da bazen bizde kalırdı. Bir süre sonra eşim kıskanmaya başladı beni ondan. Arkadaşına da bu yüzden sitem etti herhalde. Bende bizimkinin yaptığı kabalığı telefi etmek için ve aralarındaki kırgınlığı düzeltmek için dışarıda görüşmeye başladım arkadaşıyla. Bir defasında bizi beraber gördü eşim. Hiçbir şey yok aramızda desem de bana inanmadı ve beni terk etti. İyi niyetimin kurbanı oldum.

  “Sonra dördüncüsünden neden ayrıldınız?

  “Dördüncüsü, o az evvel anlattığım eşimin arkadaşıydı.

   “Eşim beni terk edince, o arkadaşı bizde kalmaya başladı, bir süre sonrada evlendik, evlendikten sonra eve gelmemeye başladı. Beni terk eden eşimle kaldığını öğrendim. Bu yüzden, özetle bu evliliğim de böyle bitti.

   Üç seneyi geçkin süredir yalnız yaşıyorum. 48 yaşındayım. Emekliyim, evim, arabam var. Gezmeyi, seyahat etmeyi ve kitap okumayı severim. Çocuğum yok. 30 yaşlarında, bakımlı, kültürlü ve balık etli, kısacası bana uygun olan bir bayanla evlenmek istiyorum, hiç evlenmemiş olmalı.

    Sunucunun karşısında sanki limon yiyen biri varmış gibi yüzü ekşiyor, ikide bir de ağzını eliyle siliyor. Seyircilere bakarak el kol hareketi yapıyor. Arada bir zurnanın son deliği gibi zart sesi çıkaracak olan dağimi kadroya girmiş edasıyla kırıtarak, gününü orada geçirmeyi ödev bilmiş ve oradan emekli olmasına az bir zamanı kalan, adaylara çöpçatanlık yapma görevi üslenmiş, seyirci gibi davranma becerisi gösterenlerin sesleri mikrofonsuz bile ortalığa yayılıyor. Gök gürültüsü gibi çıkan seslerden kimin ne dediği anlaşılmıyor.

    Usta sunucu pabuç bırakır mı hiç?  Sus işaretini yapıyor parmağını ağzına çapraz tutarak.

   “Eeeeee sana kimi bulsak acaba, kime taliplisin?

    Size, size bir şey söyleye bilir miyim?

    Sunucu önce irkiliyor, sonra “buyur buyur, söyle” diyor merakla.

   “Öncelikle Ajda Pekkan’ın üzüntüsünü paylaşıyorum, o köpeği için ağladığında içim burkuldu, sabır diliyorum kendisine. Ben buraya gelirken, neyse nasibim bana uygun, o olsun dedim. Boş dönmeyeyim yeter” diyor.

   Cumartesi pazarında karpuzcu Ali geldi aklıma, seçmece bunlar. Birde birilerinin aklına karpuz kabuğu gelmesin. Her şey mevsiminde güzel.

       

    

 
Bu Yazı İçin Yapılan Yorumlar (0)
Bu yazı için henüz yorum yapılmadı.
Yorum Gönder
* Adınız Soyadınız:  
E-Posta:
* Yorumunuz:
 
 
Diğer Yazarlarımız
  Şenol ÇİÇEK
NEDEN EVET
  Kamil TÜRKOĞLU
SONUCU BİRLİKTE GÖRECEĞİZ
  MEHMET ŞAHİN
HAYATIMIZ SINAV
  Durmuş GÖKTEKİN
GÖZLER YOLDA, KULAKLAR KAPIDA!
  Seda CERAN
İÇİNİZE SİNİYOR MU?
 
 
Son Eklenen Yazılar
İÇİNİZE SİNİYOR MU? (25-08-2010)
GÖZLER YOLDA, KULAKLAR KAPIDA! (23-08-2010)
SONUCU BİRLİKTE GÖRECEĞİZ (19-08-2010)
NEDEN EVET (19-08-2010)
HAYATIMIZ SINAV (19-08-2010)
Anasayfa | İletişim | Künye | Kullanım Şartları Bugünkü Ziyaretçi Sayısı : 40
Copyright © 2009