Tertip; sıraya konmuş, düzenlenmiş, nizam ve intizam içinde bulunma manalarına gelmektedir. İnsanların düzenli, disiplinli bir hayat yaşamasını emreden İslam’dır. Her iş sırasına göre, tertip ve düzen kurallarına uygun olarak, disiplinli bir şekilde yapılmalıdır. Bunlar her Müslüman’ın yaptığı ibadetlerde görülen hususlardır. Abdest, namaz ve hac gibi ibadetlerde takip edilen tertip ve düzen örnek olarak söylenebilir. Abdestte uzuvların sırayla yıkanması, namazda kıraatin bildirilen tertip üzere okunması, hacda, Safa’dan başlayıp Merve’de bitirilmesi gibi. İbadetlerin hemen hepsinde bir tertip ve düzen vardır.
Düzen; belli kurallara bağlı kalarak, dağınıklıktan kurtulmak için uygulanan sistemdir. Kainata baktığımızda her şeyin kendi içinde tertip ve düzeni vardır. Her şey tertip ve düzen içindeyken insanın tertip ve düzensiz olması düşünülemez. Kainatı en güzel şekilde yaratan Allah, insanı da küçük bir kainat gibi yaratmıştır. Öyleyse insan bu özelliğini kullanmalıdır.
Kabiliyetlerimiz eğitim ve öğretimle gelişir. İnsanın üstün yaratılışı kendini ve dışındakileri okuyabilme imkanı sağlamıştır. Çıkardığı sonuçlara göre hayatını tertip ve düzene sokmalıdır.
İnsanın içine konan tertip ve düzen duygusu, bazı kimselerde daha çabuk inkişaf eder. Küçük yaşlarda hayatını tertip ve düzene alıştıran çocuklar, ileri yaşlarda da tertip ve düzen içinde yaşarlar.
İnsan ruhunun inkişafı için çevre çok önemlidir. “Kuş sürüsüyle uçar” ata sözü bu fikrimizi oldukça desteklemektedir. İnsanın iç ve dış dinamikleri bütünü oluşturur. Fıtratında sosyallik olan insan toplum halinde yaşamak zorundadır.
Kalbi ve ruhi hayatını düzen ve tertip içine sokan insan, dış dünyasında da tertip ve düzen içinde yaşamalıdır. İçteki düzen dışa muhakkak yansıyacaktır. Yani fikirlerimiz icraatlarımızın tohumudur. Tohum sağlıklı ise, toprakta arzı endam edecektir. Tohum toprağa, toprak da tohuma uygun olmalıdır.
“Aslan yatağından belli olur” ata sözünün çağrıştırdığı manaları düşünelim! Bizim önderimiz İki Cihan Server’i Peygamberimiz (SAV) bir fıtrat insanıydı. Faydalı olan ne varsa yapmıştır. Öyleyse biz de O’nun ümmeti olarak, fıtratın gereği olan bütün faydalı işleri yapmalıyız.
İç alemi düzenli olanın dış alemi de düzenlidir. Dış, için aynasıdır. Mesela; içinde iyiliğe, doğruluğa taraf olan birinin hayatında, zulme ve yalana rastlamak zordur. Eğer bir insan iç ve dış zıtlıkları yaşıyorsa çektiği vicdan azabı onu sürekli rahatsız eder. Bunu da hiçbir akıl sahibi istemez. Akıl ve vicdan yaratana bağlıdır. Bu bakımdan, aklı hür vicdanı hür insanlar yetiştirmeliyiz.
Yaşam mahallimiz olan evlerde çocuklara karşı iyi örnek olmak için paylaşım yapmalıyız. Her işi bir kişiden beklemek doğru değildir. Herkes bir işin ucundan tutmalı, hem paylaşım hem de yardımlaşma fiilen gösterilmelidir.
Ağızdan aldığımız lezzet, gözden de alınmaktadır. Ağzımızla yiyerek, gözümüzle bakarak lezzet alırız. Büyük bir fabrika gibi çalışan şu kainat nizamı sürekli dolup boşalmaktadır. Her mevsim ağzımız ve gözümüz için yenileri yaratılmaktadır. Her şey bir tertip ve düzen içinde bize gösterilmektedir. Her bahar ve yazda aynı tertip ve düzeni görürüz. Allah bize; meyvelerle sebzelerle, çiçeklerle, hayvanlarla, çayırlarla, çimenlerle, akar sularla, üzerinde yaşadığımız dünyayı, tertip ve düzen içinde tanzim edip vermiştir.
Biz de iç dinamiklerimizle dış dinamiklerimizi buluşturmalıyız. Hayatımızı tertip ve düzen içinde yaşamalıyız.