Beyaz Kocaeli Gazetesi
Favorilerime Ekle
Yazarlar > Durmuş GÖKTEKİN
Yazara E-posta
Çıktı Al
Arkadaşına gönder
Yazarın Diğer Yazıları
 
 

AYNASI İŞTİR KİŞİN LAFA BAKILMAZ!

 

Hikaye edilir ki, geçmiş zamanda Mevlana;  gündüz eline aldığı, yanan bir fenerle sokakları dolaşmaya başlar. Kendisini gören insanlar hayretle Sorarlar: “ Efendim bu gündüz vakti yanan fenerle neden dolaşıyorsunuz?” Mevlana şöyle cevap verir: “İnsan arıyorum” Böylece anlıyoruz ki her devirde insan bozulmuş ve bozuluyor. Topluma yön veren ışık insanlar, insanları nükteli derslerle uyarmaya çalışmışlar ve çalışıyorlar.

 Bugün de insan, insanlığını arıyor. İnsanlığı kazanmak zor, kaybetmek kolay. Para da öyle değil mi? Bir ay çalışıp kazandığınız parayı, bir anda kaybedebilirsiniz. Metropol şehirlerde, ya bir hırsızın veya bir yankesicinin hışmına uğrar, bir aylık alın terinizi eve götüremeyebilirsiniz. İnsanlık ve para gibi kıymetli şeyleri muhafaza etmek zordur. Hiç muhafaza edemediğimiz ise zamandır. Çünkü zamanın geri dönüşü yoktur. Geri dönüşü olmayanlarımızı iyi değerlendirmeliyiz. Hayatımızın da geri dönüşü yoktur. Bunlar insanın çok değerli varlıklarıdır. Bu değerler içinde bir değer daha vardır ki o da insanın özelliğini ve güzelliğini gösterir. Yüreğinde iman, ahlakında İslam, düşüncelerinde hizmet olan insanlar hem kıymetli hem de büyük insanlardır. Toplumda bunlara çok ihtiyaç vardır. Çünkü bunlar toplumun ışık insanlarıdır.

 Uzun zamandır, İstanbul’un büyük camilerine gitmemiş olacağım ki; geçenlerde, Eminönü’ndeki Yeni (halk kuşlu) cami olarak bilir. Orada Cuma namazını kıldım. Cami ihtişamlı, cemaat coşkuluydu. Bu hal, o eserleri yapanların büyüklüğünü ispat eder gibiydi. Büyük insanların yaptıkları, söyledikleri de büyük oluyordu. Dışı büyük, içi kof bir büyüklük değil. Kabuğu büyük, içi dolgun özlü bir çekirdek misali manevi büyüklüğe sahip bir görünüştü bu. Özü sağlam bir çekirdeğin toprakta yeşerme ihtimali nasıl yüksekse; yüreği inançla dolu, düşüncesi insana hizmetle coşan, gayede Allah’a koşanların icraatları faydalı ve bereketliydi.

 İstanbul halkına hizmet eden pek çok idareci gelip geçmiş şu dünyadan. Hepsi bir iz bırakmak sevdasıyla çalışmış. Evet iz bırakmışlar! Kimi su getirmiş, kimi susuz bırakmış. Kimi çiçek dikmiş, kimi çöp dökmüş. Kimi yol yapmış, kimi yola bakmış. Kimi çözüm üretmiş, kimi eğlence türetmiş. Toplum bunları seyretmiş. Şimdi her şey ortada.

 Bir arkadaşımın, Küçükçekmece Nikah Sarayındaki nikah törenine katılmak üzere; Kadıköy-Söğütlüçeşmeden Metrobüs’e bindim. 30 dakika sonra gideceğim yere ulaştım. Ulaşım ucuz, rahat ve kolaydı. Yolculuk sırasında kime sorduysam herkes memnuniyetini ifade etti. Kimseden bir şikayet duymadım.

 Küçükçekmece Belediyesine ait nikah sarayına vardığımda farklı ve değişik bir mekanla karşılaştım. Nikah sarayını atom sığınağı şeklinde yapmışlar. Betonarme, üstünü toprakla kapatmışlar, gezintiye müsait hale getirmişler. İçinde üç adet büyük salonu ve başka hizmet bölümleri de bulunan modern bir mekan. Bakıldığında insana verilen değer anlaşılıyor. Oraları insanların hizmetine sunan insanların büyük hedefli, ufku açık, inançlı kişiler olduğu kararına vardım.

 Yapılan hizmetlerin fevkaladeliğine şahit oldum. Bu hizmeti geliştirenlerin, insanlara sunanların büyük yürekli sağlam inançlı ve ufuklu olduklarını düşündüm. Kendilerine gıyaben, binlerce şükran ve teşekkürlerimi sundum.

“Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” “Lafla peynir gemisi yürümez” gibi deyimleri terennüm ettim. Bu sözler pek çok şeyleri anlatmaya yetiyordu. Büyüklük ve hizmet durup dururken olmuyor. Masa başında oturup büyük olduğunu zannetmek yerine, caddede bir parke taşı olmak daha iyidir diye düşünüyorum.

Halka hizmette emeği geçen herkesi kutluyor, daha pek çok hizmetler için kendilerine başarılar diliyorum.

 
Bu Yazı İçin Yapılan Yorumlar (0)
Bu yazı için henüz yorum yapılmadı.
Yorum Gönder
* Adınız Soyadınız:  
E-Posta:
* Yorumunuz:
 
 
Diğer Yazarlarımız
  Şenol ÇİÇEK
NEDEN EVET
  Kamil TÜRKOĞLU
SONUCU BİRLİKTE GÖRECEĞİZ
  MEHMET ŞAHİN
HAYATIMIZ SINAV
  Durmuş GÖKTEKİN
GÖZLER YOLDA, KULAKLAR KAPIDA!
  Seda CERAN
İÇİNİZE SİNİYOR MU?
 
 
Son Eklenen Yazılar
İÇİNİZE SİNİYOR MU? (25-08-2010)
GÖZLER YOLDA, KULAKLAR KAPIDA! (23-08-2010)
SONUCU BİRLİKTE GÖRECEĞİZ (19-08-2010)
NEDEN EVET (19-08-2010)
HAYATIMIZ SINAV (19-08-2010)
Anasayfa | İletişim | Künye | Kullanım Şartları Bugünkü Ziyaretçi Sayısı : 38
Copyright © 2009