Kuyumcu dükkanında çalışan bir gence: “İsmimle internet’e gir, yazılarımı oradan okuyabilirsin” dedim.
O genç: “İnternet’le işim olmaz. Ben okumayı sevmiyorum” dedi. Okul durumunu sordum: “Lise 1’den terk…” dedi. O zaman okumayı niçin sevmediğini anladım. Ona dedim; sen her gün yemek yiyerek mideni doyuruyor, yemeyi de seviyorsun değil mi? “Evet yiyorum ve seviyorum.” Peki yemek yiyerek ne yapmış oluyorsun? Mideni doyuruyor, beden varlığını devam ettiriyorsun. Bunu Hayvanlar da yapıyor. Onlar da yiyerek beden varlıklarını devam ettiriyorlar. Yemekle ve daha başka taraflarımızla hayvanlarla müşterekliğimiz var. İnsanlarda olduğu gibi hayvanlarda da cinsel hayat var. Nikah nedir bilmezler, haram helal tanımazlar. Haramı, helali bilmeyen, nikahsız yaşayan hayvanlardır. İnsanın manevi varlığı olan ruhu neyle beslenecek? O da beyin midesinin doyurulmasıyla olacaktır. Beyin midesini doyuran ilimdir. İlim ise kitaplardadır. Kim kitap okur beynini ilim ile doyurursa dünyaya geliş gayesini öğrenir ve hayatını ona göre tanzim eder ve yaratılış gayesine uygun olarak yaşamaya çalışır.
Hayvanlar okuyamadığı için dünyaya hayvan gelir hayvan gider. Zaten herhangi bir sorumlulukları da yoktur. Demek ki okuma özelliği yalnız insana verilmiş bir özelliktir. İnsan yiyerek midesini, okuyarak beynini doyurur. İnsan üstün donanımları sebebiyle okuma özelliğine sahiptir. Bugün okumayan yarın okuyabilir. Ama hayvanlar hiçbir zaman okuyamazlar. İnsan okuyarak kendini geliştirir. Yaratana muhatap olduğu için gelişmek, inkişaf etmek zorundadır. Okuyup, ilim ve amel sahibi olmak suretiyle olgunlaşıp, Huzuru İlahide hayatının hesabını verecektir. Aksi halde dünya hayatından sonra her şey bitmiş olacak. Yapılacak bir iş kalmayacak. Ancak yaşadığımız hayatın hesabı verilecektir.
Şerefle yapılması gereken en asil görev, dünya hayatıdır. Çünkü hayatın tekrarı yoktur ve her şey burada kazanılacaktır!
Bir Allah dostu, bir gün yolda giderken, bir buz satıcısına rastlar. Satıcı şöyle bağırmaktadır:
“Sermayesi eriyen şu insandan buz alarak yardım edin.” Allah dostu bu sözü duyunca düşüp bayılır. Etrafına toplananlar tutup kaldırırlar. Allah dostunu ayıltırlar. Neden bayıldığını merak edip sorarlar. Allah dostu şöyle cevap verir:
“Satıcı, eriyen buza bağladığı sermayesine üzülürse; ben her gün eriyen ömür sermayem karşısında ne yapmalıyım düşüncesiyle bayıldım” Diye cevap verir.
Hayat, doğum ile ölüm arasında gelip giden bir salıncaktır. Son nefesiyle salıncaktan düşen insanın düştüğü yerde gözü bir başka aleme açılır. Kazandığı ve kaybettiklerinin hesabını vermek için sırada bekler.
Zenginlik Allah’ın istediği bir hayat için önemlidir. Burası ahirete hazırlanma yeridir. Oraya manen ve madden hazırlanmalıyız. Okumak fikir zenginliği kazandırır, düşündürür, düşünen de okur.