1961 ve 1982 darbe anayasalarıyla millet egemenliğinin kısıtlandığını ve millet egemenliği önünde engeller çıkarıldığını yıllardır görmekteyiz. AKP’ye bu kadar yüksek oranda bir iktidar gücü nasip olmuşken, halkın beklentilerine, vatandaşın özgürlük alanlarını genişletici girişimlere girme noktasında milletin arzuladığı girişimi gerçekleştirememiştir. Halkın beklediği, millet egemenliğini ortaya koyacak yeni bir anayasamın hazırlanması için çalışmasıdır. AKP iktidarı bu yapıcı vasfını ortaya koyamamıştır.
Anayasa Değişikliği Yetersiz
Ancak anladığımız kadarıyla iktidar yeni bir anayasa yapmak yerine yamalı bohça haline gelen 1982 anayasasına yeni bir yama ekleyerek, küçük değişiklikler yapmak istemektedir. Burada doğru olan ve halkın beklentilerine cevap verecek olan topyekûn yeni bir anayasanın yapılmasıdır. Hükümete yeni anayasanın topyekûn nasıl yapılması gerektiğini tevdi ettik. Saadet Partisi yapıcı siyasi politikalarını devam ettirecektir.
Referanduma Destek Vereceğiz
Tüm bu eksik ve yetersizliklere rağmen, millet yararına olduğunu düşündüğümüz bu paketin kabul edilmesi için çalışacağız” Saadet Partisi olarak diğer muhalefet partileri gibi, iktidarın anayasa yapma girişimine en baştan itibaren “istemeyiz” diyerek, engelleme yoluna gitmedik bilakis bu konuda hem muhalefete hem de iktidara adeta ders verdik.
Engel olmak yerine neyi istediğimizi, nasıl istediğimizi ve bunların nasıl yapılacağını, Türkiye’nin hukuk sistemi ve demokratik anlayışımız içerisinde ortaya koyduk. Diğer taraftan Saadet Partisi’nin yapmış olduğu tekliflerden bazılarının yer almış olmasından da mutluluk duyduğumuzu belirtmek isteriz.
Devlet, Memurunu Adam Gibi Doyursun
Özal zihniyetli iktidar, memurunu kendi başının çaresine bakmaya, bunu da işi hızlandırmak adı altında rüşvet ile yapılmasını teşvik ediyor. “İşinizi çabuk halleden memura sembolik para vermeniz iyi niyetli hediye ve bahşiş olarak değerlendirilebilir” deniyor.
Başbakanlık Etik Kurulu tarafından hazırlanan kitapçıkta işlemi hızlı yapan memura 20 lira vermenin rüşvet değil ‘iyi niyetli hediye’ veya 'hediye' sayılabileceği yazılıyor. Yıllar önce merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, “Benim memurum işini bilir” anlayışıyla bu günkü iktidarın anlayışı aynı çizgide. İktidar Partisi Memurunun karnını adam gibi doyurmalı, insanımızda işini gördürmek için nereden bir tanıdık buluruz, arayışının içerisine girmemelidir.
Hastaya Yanlış Tedavi Uygulanıyor
Türkiye ekonomisi yanlış politikalar ile yönetildiği için ülke ekonomisi büyüse de işsizlik oranı düşüş göstermiyor. Türkiye 2007 yılında yüzde 9.4 büyümüş, işsizlik resmi rakamla yüzde 14’ten yüzde 14.5’a çıkmıştır. Bu Tablo gösteriyor ki uygulanan ekonomi modeli doğru bir model değildir.
Türkiye 16 bin Aileye çalışıyor
Türkiye’deki İkinci önemli husus ise ekonomi politikasının ortaya çıkardığı, gelir dağılımındaki olağanüstü adaletsizlik ve yoksulluktur. Türkiye’de milli gelirin arttığı söyleniyor ancak bu artışı elimizi cebimize götürdüğümüzde bunu göremiyoruz. İstihdam üretmeyen ve fakirleştiren bir modelle karşı karşıyayız.
2010 yılında bütün millet olarak çalışacağız çabalayacağız, verdiğimiz bütün paralarla fazla değil 16 bin aileye 56. 8 milyar lira vereceğiz geri kalanını 72 milyon nüfusla paylaşacağız.
Borç Artmakta, Gelir Düşmekte
Bu ülkede yedi yıl önce milli gelir 4225 $ iken yedi yıl sonra mili gelir 5225$ yükselmiş. Ancak kişi başı borçlanma ise 3143 $ dan 8031 $ çıkmıştır. İnsanlarımız ekonomik krizin etkisini çok büyük yaşamakta. Son iki yıldır yeni işletmeler açılıyor ancak üzerinden bir yıl geçmeden kapatılıyor. Bu insanlar dükkânlarını kapatırken bankaya borçlanıyor, komşusuna borçlanıyor ve borç yumağının içinden çıkılmaz hale geliyor.
TBMM Yeni Bir Partiyi Ağırlayacak
Milletin Meclisine milletin gerçek temsilcileri girecek. Saadet Partisi olarak halkımızın sıkıntı ve beklentilerini yüksek sesle dillendiriyoruz, meclis dışı muhalefet görevini üstlenmiş olsak ta muhalefetteki partilerden daha çok çözüm üreten, halkın yanında olan bir partiyiz. Saadet Partisi, ziyaretler esnasında halktan aldığını Saadet mutfağında yoğurarak, iktidarın çözüm üretemediği konularda her zaman çözüm üreten ve bu çözümü paylaşmaktan çekinmeyen bir partidir.
Ufukta görünen erken seçim ile milletimizin verdiği destek sayesinde Saadet Partisinin bu millete yapacağı hizmetleri hep birlikte göreceğiz. Her ay bin üyeye yakın bir üye katılımı ile Saadet Partisi, milletimizin teveccühünü kazanarak iktidara hazırlanıyor. TBMM yeni dönemde Saadet Partisini ağırlamaya hazırlanıyor.
Saadet Partisinin Etkisi
Saadet Partisi Çağlayan Mitingini yapmamış olsaydı, Sayın Başbakan Davas’taki çıkışını yapamazdı. Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi İsrail Menşei şirketlere ihale edilecekti. Dün başkalarının sözcülüğünü yapan Sayın Başbakanın söylemlerinde değişme varsa bu Saadet Partisi’nin olumlu siyaseti sayesindedir. Bu gün CHP lideri Deniz Baykal sorunlu olan 3. maddeyi ayırın geri kalanına destek verelim diyebiliyorsa Saadet Partisinin olumlu ve üretken yaklaşımından dolayıdır. AKP ile Saadet Partisi her konuda aynı düşünüyor şeklinde yaklaşımın doğru olmadığını bizler kimin yaptığına değil neyin yapıldığına bakarız.
Önce Aynada Kendimize Bakacağız
Sayın Başbakanın İsrail’e karşı vermiş olduğu sert tepkiler nedeni ile İsrail Dışişleri Başkanı, Sayın Başbakan Irak’a ve Pakistan’a da baksın onları da dünsün dedi. Bizler Sayın Başbakanın İsrail’e yönelik tutumunu desteklerken, İncirlik üssünden Irak’taki Müslüman kardeşlerimizi vurmak için 103.500 defa sorti yapan ABD uçaklarına sessiz kalmasını da kınıyoruz. Türkiye’nin İsrail’in İran’ın nükleer Programına neden sessiz kaldığını Türkiye sınırları içerisinde ABD Nükleer bombaların var olduğunu öğrenince nedenini daha iyi anlıyoruz. ABD’nin nükleer bombalarının bekçiliğini yapıyoruz.
Aç İnsanları Düşünmek İçin Var olacağız
Halkımız teveccüh gösterin iktidar koltuğuna oturursak, aç insanları düşünmek için onların karınlarını doyurmak için var olacağız. Vatandaşımızın sorunlarını çözmek adına, barış ve kardeşlik adına geçmişte ecdadımız nasıl dünya ya model olmuşsa bizlerde komşu ülkelere ve dünya ya örnek olacağız. Bizim iktidarımızda bizlere oy veren değil tüm Türkiye Cumhuriyeti insanının haklarını gözeten bir yönetim anlayışımız olacak.