BBP Kocaeli İl Başkanı Mehmet KORKMAZ, konuşmasına Büyük Birlik Partisi’nin ebedi lideri, yiğit adam Muhsin YAZICIOĞLU’nu anarak başladı. KORKMAZ, moral kaynağımız dediği YAZICIOĞLU’nun ebediyete yürümesinin üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlattı ve “Ruhu şad olsun; Allah, mekânını cennet etsin.” dedi. “Ne mutlu ki bize Büyük Birlik davasını bıraktın. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar, büyük bir Müslüman-Türk birliği idealini bıraktın. Başkanım! Davan, davamızdır. Ömrümüz yettiği müddetçe davana sahip çıkacağız. Senin gibi hep; düz duracağız, düz yürüyeceğiz, dik duracağız, doğru gideceğiz, fırıldak olmayacağız”. dedi.
“Muhsin YAZICIOĞLU’nun davası, Hâk davasıdır, özgürlük davasıdır, ezilen Anadolu halkının diriliş davasıdır, milletin iktidarının gerçekleşme davasıdır, bütün dünyadaki mazlumların ve ezilenlerin kurtuluş davasıdır. Bu dava, zordur ve cesur insanların davasıdır. İşte Büyük Birlik Hareketi, bu zorluklar için vardır. Bizim kavgamız, basit bir iktidar kavgası değildir. Bütün insanların huzura kavuşma davasıdır. Bunun için, çok çalışmalıyız, yılmamalıyız, yorulmamalıyız.
İlimizde, ilçelerimizde, başarı için gece-gündüz demeden çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kalıcı ve dinamik teşkilatlar oluşturmaya çalışıyoruz. İnşallah hayırlı olur.
Sizlere biraz da Türkiye manzaralarından bahsetmek istiyorum. Son yıllarda ülkemizin gündemi hep, milleti pek ilgilendirmeyen hadiselerle meşgul ediliyor. Devletin gündemi ile milletin gündemi, hiç bağdaşmıyor. Milletin gündeminde; işsizlik, aşsızlık, geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı gibi sıkıntılar varken iktidar sanal gündemlerle uğraşmaya devam ediyor. Ülke iyi idare edilemiyor, ekonomi bozuk, işsizlik pike yapmış, üretim düşük kapasitelerde devam ediyor; sanayi dertli, esnaf dertli, işçiler feryatta, memurlar zorda, emekliler kaderine terk edilmiş, köylü yok olma ile karşı karşıya. Hayvancılık can çekişiyor. Hükûmet, bunlarla ilgilenmiyor. Halk fakirleşmiş, sadaka toplumu hâline getirilmiş. Siyaset kurumu kirlenmiş; yolsuzluklar, suistimaller, adam kayırmalar, had safhaya ulaşmış. Bütün kurumlarda adalet duyguları zayıflamış, hak-hukuk rafa kaldırılmış, herkes adaleti tartışır hâle gelmiş. Dış politikada durum içler acısı, birkaç Arap ülkesi ile vize kaldırmak başarı olarak kabul edilmiş. Bizlere Ermeni protokolünü İsviçre gibi bi-taraf olmuş ülkede başımızda bekleyerek imzalatanlar, parlamentolarında Ermeni soykırımı safsatasını gözümüzün içine baka baka bize yeniden gözdağı verircesine geçirmişlerdir. Biz hâlâ “one minute”tan çare aramaya devam edelim.
Yasama-Yargı ve Yürütme, uyuşmazlık hâlindedir. Ordu ile hükûmet kavgalıdır. Yargı ile hükûmet kavgalıdır. Yargı, işini yapamaz hâle gelmiştir. Adalet, hâkim kılınamamaktadır. Pek çok dava, zaman aşımından düşmektedir. Vatandaşımızın siyaset kurumuna, yargıya, güvenlik güçlerine güveni kalmamıştır. Herkes, gelecekten endişelidir. Bütün bunlar bizim kaderimiz olamaz. Sıkıntılara parlamentodaki muhalefet çözüm üretemediğinden alternatif olamamaktadır.”
Mehmet KORKMAZ, “Çare, Büyük Birlik kadrolarıdır, Anadolu’nun temiz, ak elleridir, milletin muktedir iktidarıdır. Çare sizsiniz. Zaman birlik zamanı, zaman BÜYÜK BİRLİK zamanı.” sözleriyle konuşmasına son verdi.
Korkmaz’dan sonra kürsüye gelen BBP Genel Sekreteri Mustafa DESTİCİ konuşmasına Büyük Birlik Partisi’nin GÖR Projesinden bahsederek başladı ve Türkiye’nin her yerinde aynı coşku ile karşılaştığını ve Büyük Birlik iktidarın şafağın ağarmasından daha yakın olduğunun müjdesini verdi.
“Terör örgütü elebaşı abdullah öcalan, hâlâ hayattaysa bunun sorumlusu üçlü kararnamedir. PKK’da teorisyen bir tane, pratisyen çoktur.” dedi.
“Biz, kendi bütçemizi kendimiz oluştururuz. Bu ülkede Nene Hatunlar, Kara Fatma’lar çok.” dedi. “Terör dışında iç güvenlik sorunu da var. İki-üç tinerci bir ailenin evladını öldürüyor, Haliç’te küçük bir yavru öldürülebiliyor. Sadece fiilî güvenlik değil, milletin sağlığı da tehdit ediliyor. Genetiği değiştirilmiş organizmalarla halkın sağlığı tehdit ediliyor ve hiç kimse buna “Dur!” demiyor.
“Hâkimler ve savcılar birlikteliğini sonlandırın.” dedik, yapmadılar. BBP, sadece güvenlik demiyor, 24 saat kesintisiz demokrasi istiyor.
Biz 17 yıldır, çocuklarımızın süt parasıyla siyaset yapıyoruz ama siz 307 milyon TL’yi adaletsiz şekilde dağıtıyor ve sonra adaletten bahsediyorsunuz.
BBP biliyor ki; bu ülkede 50 milyon insan yoksulluk, 10 milyon insan açlık sınırı altında yaşıyor. Onun için bu ülkenin değerlerini, ürettiklerini hep birlikte paylaşalım.
BBP diyor ki: “Bu ülkenin yoksul insanları için tasarruf hazinesi kurulması lazım, altın bankası kurulması lazım, yerli küresel güçler kurulması lazım. Denizcilik Üniversitesi kurulması lazım. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemde dışarıdan deniz ürünleri almaya gerek yok. Bilim, üniversite şehirleri kurulması lazım. Daha bunun gibi pek çok projeleri var Büyük Birliğin. Bu proje bir yanıyla pragmatist, bir yanıyla reformist ama her yönüyle realist (gerçekçi) bir proje. Sağlık ve eğitim %100 ücretsiz olacak. Kamuda büyük bir düzenleme yapılması lazım. MEB’in başında hukukçu, tarımın başında eğitimci olmaz. Bu ülkede hepimiz Allah’a emanet yaşıyoruz. Bizi, “Adnan KAHVECİ’nin, Eşref BİTLİS’in arkasındakilerle karıştırmayın!” dedik. Biz, bu olaya suikast de demedik, kaza da. Sadece araştırılmasını istedik. Olaya insani ve İslami bakılması lazım. Meclis tarihinde ilk defa bir olayla ilgili ikinci defa meclis araştırma komisyonu kuruldu. Türkiye’de hak aramak kolay değil. Nereden tutsan elinde kalıyor. Her tarafta rüşvet, adam kayırma. Biz, bu işi sonuna kadar bırakmayacağız. 25-31 Mart’ı “Muhsin YAZICIOĞLU Haftası” olarak kutlayacağız. Bu haftada çeşitli etkinlikler yapılacak. Bunlar; rahmetli Muhsin YAZICIOĞLU’nun kabri başında dua ve tekbirlerle anılması, Cuma günü mevlit okutulması, Alperen Ocakları’nın hazırladığı program, Pazar günü de etkinliklerin sona ermesi.
GÖR Projesinde;
· Mazluma da zalime de adalet
· Şeffaflık
· Güvenlik
· Toplum yararına düşünme
· Katılımcılık
· Mükemmellik
· Gelişimcilik
· Çevreye önem
· Ahlaklı olma
· Sevgi, var.
ABD’nin, Ermeni tasarısı ile ilgili sonucu, iç siyaset malzemesi yapmak istemiyoruz. Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Namık TAN, daimi olarak Türkiye’ye çağırılmalı, Çekiç Güç Türkiye’den gönderilmeli.
BOP’a karşılık HOP (Hazar Ortak Projesi) gerçekleştirilmelidir. HOP, rahmetli liderimiz Muhsin YAZICIOĞLU’nun projesidir.
Bütün bunlar için milletin muktedir iktidarı gereklidir. Bunlar için BBP kadrolarına ihtiyaç var. Projelerimizi herkese anlatacağız, üye kayıtlarımıza hızla devam edeceğiz.”
BBP Genel Sekreteri Mustafa DESTİCİ’nin konuşmasının ardından partiye yeni katılanlara rozet takılması programına geçildi. Burada ilçelerdeki yeni üyeleri temsilen her ilçeden beş üyeye rozetleri, İl Başkanı Mehmet KORKMAZ ve Genel Sekreter Mustafa DESTİCİ tarafından takıldı.
Konuşmalar ve şiirlerin ardından İl Divan Toplantısı’na geçildi. Toplantıya BBP Kocaeli İl Başkan Yardımcısı Fatih Kürşat DEMİR başkanlık yaptı. Toplantıda divan başkanı ve üyelerinin konuşmalarının ardından ilçe başkanları da sırayla söz alarak ilçelerindeki faaliyetleri hakkında bilgi verdiler.
Programa sonradan katılan BBP MKYK Üyesi Sayın Yavuz AĞIRALİOĞLU da kısa bir konuşma yaptı.
İyi dilek ve temennilerin ardından kapanış konuşmasını yapmak üzere söz alan İl Başkanı Sayın Mehmet KORMAZ, bütün katılımcılar ve programda emeği geçenlere teşekkür etti ve Sayın DESTİCİ’ye 1000 olan yeni üye sayısını 10.000’e çıkarma sözü verdi.
Toplantı katılımcıların ayakta alkışları ile sona erdi.