Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Bugün burada toplanmamızın ve basın açıklamasını yapmamızın sebebi Danıştay tarafından üniversite giriş sınavında eşit katsayı uygulamasının yürürlülüğünün durdurulmasıdır.
Danıştay 8.Dairesinin almış olduğu bu karar büyük bir zulümdür. 'Tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kendi istediği alanda eğitim alma hakkı bulunmaktadır ve bu hak Anayasa ile denetim altına alınmıştır.
Danıştay 8. Dairesi'nin yürütmeyi durdurma kararıyla yüzbinlerce aile ve öğrenci mağdur edilmiştir.Katsayı uygulaması Anayasa’nın ‘’Eşitlik’’ ilkesine aykırı bir durumdur.
28 şubat süreciyle milletimizin kutsal değerlerine başlatılan saldırının ilk yansımalarından biride YÖK'ün 30/07/1998 tarihli kararı ile 1999 yılından itibaren uygulana gelen katsayı uygulamasıdır. Bu uygulama ile meslek liseleri boşaltılmıştır. Genel liselere yığılmalar olmuştur.
Mevcut genel liseler ihtiyacı karşılayamaz duruma gelmiştir Uygulanan bu psikolojik ve fiili baskıyla meslek liseleri boşaltılmıştır Ülke sanayisinin ihtiyaç duyduğu kalifiye eleman ihtiyacı had safhaya ulaşmıştır.
Bu büyük yanlışı fark eden YÖK 21 Temmuz 2009 tarihinde almış olduğu 1266 sayılı kararla üniversiteye girişteki fırsat eşitliğini engelleyen uygulamayı kaldırmıştır YÖK' büyük bir erdemlilik göstererek kamuoyunu rahatlatmıştır.Ancak kamuoyunun bu memnuiyet ve sevincini hazmedemeyen darbe spastikleri bildik oyunlarına girişmişlerdir.
150 yılı aşkındır batılılaşma hevesiyle yanıp tutuşan zihniyet bu milletin yararına olacak şekilde nerdeyse taş üstüne taş koymamıştır. Tam aksine bu zihniyete sahip olanlar hep kendi çıkar ve menfaatleri için uğraşmışlar, kendi ceplerini nasıl dolduracakları ile meşgul olmuşlardır ve kendilerini bu ülkenin mutlak efendileri kabul etmişlerdir. Bu milletin asıl değerlerini taşıyanlar, ''biz de bu ülkenin evlatlarıyız, bizim bu ülkenin nimetlerini sizinle sizin kadar paylaşma hakkımız var'' dediklerinde; bu efendiler ''siz bu ülkenin zencilerisiniz, ancak bizlere hizmet etmek ve kölelik yapmak hakkına sahipsiniz'' muamelesine maruz bıraktılar.
Nihayetinde Danıştay 8 Dairesi, İstanbul Barosu'nun ve darbe çığırtkanların isteği doğrultusunda YÖK' ün kararının yürürlüğünün durdurulmasına karar vermiştir. Karar oybirliğiyle ivedilikle alınmıştır Söz konusu meslek liseleri ve imam hatipler olunca kararlar çok hızlı ve oybirliğiyle alınabiliyor.
Şimdi bu kararı verenlere sormak istiyoruz Bu kararı evrensel hukuk sistemine dayanarak mı verdiniz yoksa ideolojik bir yaklaşımla mı verdiniz.
Pedagoji bilimini mi esas aldınız yoksa kendi önyargı ve hezeyan ve korkularınıza göre mi aldınız?
Kararınız davayı kabul edişinizde görülmektedir. Diyarbakır Barosunun anadil konusundaki başvurusuna Baroların bu konuda başvuru yetkisi yok diyorsunuz İstanbul Barosu'nun eğitim konusunda şikâyet yetkiniz var diyorsunuz
YÖK'ün önceki uygulamaları önünüze gelince yetki YÖK'tedir diyorsunuz .
Hukuk bütündür. Genel geçerdir evrenseldir herkes için aynı şekilde işler bunu biz mi size söyleyeceğiz.
Danıştay davaların kabulünü ve kararını siyasi eğilimlere ve ideolojik yaklaşımlara göre belirlerse hukuka güven kalır mı? Toplumda oluşan güvensizlik nasıl çözülecek insanlar haklarını hukukunu ve adaleti mahkemeden değil de nerden alacak?
Hukuk devletinde Danıştay ve barolar idarenin haksız eşitlikten adaletten uzak kararlarına karşı güvence sağlamaktadır. Ya hak gasıbı bunlar aracılığıyla yapılıyorsa bunu kim önleyecektir. Bunu bize nasıl izah edersiniz?
Öğrenciler için hayati öneme sahip üniversite giriş sınavına eşit şartlarda girmeleri sizi niye rahatsız ediyor,
Şimdi İş Danıştay başkanlar kuruluna düşüyor bu kararın neresinden tutarsanız tutun neresinden bakarsanız bakın hukukla pedagoji kamu yararı ile bir ilgisi yoktur. Danıştay başkanlar kurulunun öğrencilerimizin ve halkımızın beklentileri yönünde karar vereceğini ümit ediyoruz.
Sayın hükümet yetkililerimizdende acilen konuya eğilmelerini istirham ediyoruz.Gerekli kanun değişiklikleri ile sorunu meclis çatısı altında çözmelerini istiyoruz.Halkımızın büyük bir çoğunluğunun fikirlerine ters olan bu uygulamanın,hükümetimiz tarafından düzeltilmesini istiyoruz.
Şunu da iyi biliyoruz kurtlar puslu havayı sever darbe çığırtkanları toplumsal kaosu ve gerginliği sever. Bunun için uğraşır. Gerginlik için pusuda fırsat kollayanların kışkırtmalarına gelmeyerek herkes için Hak ve özgürlük talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz
Biz sizin kararınızla yaşam şeklimizi ve tercihimizi belirlemeyeceğiz sizin kararınızla da vazgeçmeyeceğiz
Allahın Rahmeti ve Bereketi üzerinize olsun
Hepinize katılımınız için teşekkür ederiz..