Beyaz Kocaeli Gazetesi
Favorilerime Ekle
Yazarlar > Durmuş GÖKTEKİN
Yazara E-posta
Çıktı Al
Arkadaşına gönder
Yazarın Diğer Yazıları
 
 

İSRAFA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN ÇÖPTEN BESLENİYORLAR

 
Her yemek yiyişimizde ve her ramazanda, iftar sofralarında tonlarca yiyecek israf edilmektedir. Karnımızı doyururken açlık çeken insanları hatırlamalıyız! Yapılan araştırmalarda; bugün dünyada bir milyardan fazla insanın aç olduğu söyleniyor. Bu insanların milyonlarcası açlıktan ölürken 6 milyar insanın buna seyirci kalması, sorgulanacak bir suç olsa gerek. 
Bizi israfa yönelten şeytandır. Allah, israf edenleri sevmez. Şeytan ise insanları Allah yolundan alıkoyar. Atmayı, dökmeyi, tabakta artık bırakmayı, doğru şeylermiş gibi telkin eder. Yiyeceklerin atılması, tabakta artık bırakılması Allah’ın hiç sevmediği şey. Kitabımız Kur’an-ı Kerimde israfın her türlüsü haram edilmiştir. İsraf dendiğinde genelde aklımıza para, yiyecek ve mal gelir. Hâlbuki zaman da en büyük israflardan biridir. Sahip olduğumuz ilmi insanlarla paylaşmamak, Allah’ın emanet ettiği vücudumuza bakmamak, çocuklarımızı imandan uzak yetiştirmek ve her türlü nimeti Allah’ın rızası dışında gereksiz yere harcamak da israftır. Onun için Allah’ı dinlemeliyiz, O’nun emrettiği yoldan gitmeliyiz!
O,tatsız, kokusuz toprağı gökten indirdiği su ile sulayandır. Tatları, kokuları, renkleri birbirinden farklı ürünleri bizim için yaratandır. Elma, armut, kiraz, şeftali gibi meyvelerin ağaçları birer odun olduğu halde onlardan bize nadide meyveler verdirtendir. Otlar, domatesler, biberler, patlıcanlar, bizi ne tanır ne de bilirler. Demek ki bizi tanıyan, bilen, onlara sözü geçen, ihtiyacımızı da bilendir. O’nun ilmi, kudreti, sonsuzdur, görür, işitir ve verir! İhtiyaçlarımızı; toprak, ağaçlar ve bitkiler biliyor diyemeyiz! Bizi, verdiklerine, verdiklerini bize göre hazırlamıştır. Verdiği her nimet, kullarına karşı sevgi, rahmet ve merhametini gösterir. Böyle gani bir Zat-ı Zülcelâl-i bilmek tanımak insanın yaratılış gayesidir. O, bizim yaratıcımız ve Rabbimizdir.  
İsraf etmeme konusunda; Müslüman’a emir verildiği halde, Müslüman’ın bu emri dinlemeyip israf etmesi suçunu artırıyor olmalı! Almanya’nın Berlin şehrinde yaşayan Raphael Fellmer, 28 yaşında evli bir genç. O’nun ibretlik hikâyesini 24 Ocak 2012 tarihli Zaman gazetesinden okudum. İstifade edilir düşüncesiyle aynen aktarıyorum. Buyurun bir kere de birlikte okuyalım:
“Raphael Fellmer, gece yarısından sonra, küçük bir el feneri ve sırt çantasıyla yemek avı yapıyor. Organik ürün satan marketlerin çöp konteynerlerini dolaşıp bulduğu süt, ekmek, sebze, meyve ve daha birçok gıdayı toplayıp evine getiriyor. Bulduklarıyla ailesini geçindiren Fellmer, bazen komşularına da dağıtıyor. Hayat hikâyesini die Welt gazetesine anlatan 28 yaşındaki Fellmer, çöpten yiyecek toplamayı bir anlamda dünyada yaşanan israfa tepki olarak geliştirdiklerini söylüyor. Fellmer, "Çikolata, yoğurt, domates, elma, muz... Çoğu yenebilecek halde binlerce ton her gün çöpe gidiyor. Bizim çöpe attıklarımıza karşı, dünyanın diğer bölgelerindeki insanlar açlıktan ölüyor. Çöpe giden yiyecekler yüzünden gıda fiyatları da artıyor.'' diyor. 
Anne ve babası Berlin'de yaşayan varlıklı bir aile olsa da, Fellmer ise çöpten yiyecek toplamaya Hollanda'da üniversite eğitimi aldığı sırada başlar. Dünyadaki israfa ve aşırı harcamaya karşı olduğunu anlatan Alman genç, "Dünyada hiç para ödemeden veya mümkün olduğunca az masrafla nasıl yaşarım?" sorusundan hareketle bir felsefe geliştirir. Meksika'daki bir arkadaşının düğününe otostop çekerek, zengin iki İtalyan'ın teknesine binip Atlas Okyanusu'nu geçerek 11 ayda varır. Eşiyle de bu seyahat esnasında tanışır. Barcelona'da uzun süre psikolog olarak çalışan 27 yaşındaki Nieves, Raphael'in hayat hikâyesinden etkilenir ve hayatlarını birleştirme kararı alırlar. Çift Almanya'ya döndüğünde ilanla bedava bir daire aradıklarını duyurur. Bunun karşılığında da ev ve bahçe işleri yapma, hayvan bakma, bilgisayar dersi verme gibi çeşitli şekillerde ev sahibine yardım edebileceklerini söylerler. Berlin'in Kleinmachnow semtindeki villanın sahibi olan yaşlı bir Alman ise karşılıklı yardımlaşmayı mantıklı bulur ve Fellmer'lere villasının çatı katında yer gösterir. 
Tek masrafları otobüs bileti ve tuvalet kâğıdı 
Çiftin, Alma Lucia adını verdikleri kızları burada dünyaya gelir. Çocuk parasıyla ailenin sağlık sigortasını yaptırdıklarını belirten anne Nieves, "Ay sonunu büyük oranda sıfır maliyetle kapatıyoruz. Ancak otobüse binmemiz veya tuvalet kâğıdı almamız gerekirse masrafımız bu durumda aylık 30 Euro'yu buluyor.'' diye konuşuyor. İş dışında kalan vakitlerini kızlarıyla geçiren Fellmer ailesi, Almanya'yı soğuk buldukları için daha sıcak ülkelere gitmek istiyor. Yemeğini çöpten çıkaran Raphael Fellmer, her zaman rahat rahat yiyecek toplayamıyor. Onu tanıyanlar, haftada birkaç kez yiyecek toplamaya gelen Alman genç için çöpleri ve bozulmamış gıdaları ayırarak, konteynırlara koyarak Fellmer'in işini kolaylaştırıyorlar. Ancak bir keresinde Fellmer'i tanımayan bir market, hırsızlık yaptığı gerekçesiyle kendisini mahkemeye verir. Mahkemede kendini savunan Fellmer, "Onların çöpe attığını ben topluyorum. Benim yaptığım mı yoksa onların yaptığı mı suç?'' diye sorunca hâkim ikna olur. 
İnternetten haberleşiyorlar 
Çöpten yiyecek toplayan tek kişi Fellmer değil. Onun gibi çok sayıda fakir veya israf karşıtı da yaşamını çöpten topladıklarıyla sağlıyor. Hatta bu konuda internet ortamında çeşitli forumlar kurmuşlar. Buralarda hangi marketin hangi günler ne tür gıdaları attıklarını birbirlerine haber veriyorlar. Çöpten geçinenler ve hayatı bedavaya getiren bu insanlar yapmak istedikleri bir seyahat ya da herhangi bir ihtiyaçları olduğunda birbirleriyle haberleşip birbirlerine çeşitli tüyolar veriyorlar. 
Berlin'de binlerce ton gıdayı çöpe atanların yanı sıra bu çöpten geçinenler de var. Kleinmachnow semtindeki bir evde yaşayan Fellmer ailesi, yaşamını çöpten topladıkları gıdalarla sürdürüyor. Raphael Fellmer, Bizim çöpe attıklarımıza karşı, dünyanın diğer bölgelerindeki insanlar açlıktan ölüyor. Çöpe giden yiyecekler yüzünden gıda fiyatları da artıyor.'' diyor. 28 yaşındaki Raphael Fellmer, çöpten yiyecek toplamayı dünyada yaşanan israfa tepki olarak geliştirdiklerini söylüyor. Binlerce ton gıdanın her gün çöpe gittiğini belirten Fellmer, “Bizim çöpe attıklarımıza karşı dünyanın diğer bölgelerindeki insanlar açlıktan ölüyor.” diyor.
Aktardığım hikâye; Hıristiyan bir aileye aittir. Onların inandığı İncil’de; Kuran’ da ki gibi, israfı yasaklayan bir emir olmadığı halde, menfaat duygusundan hareketle; İslam’daki “İsraf etmeyiniz” emrini kullanarak, insanlık vicdanındaki evrenselliğe hizmet ediyorlar. Böylece; biz de anlıyoruz ki Müslüman’ın her sıfatı Müslümanlık sıfatı olmadığı gibi, her gayrimüslimin sıfatları da gayrimüslimlik olmuyor. Düşünenler için pek çok hikmetler var!
Bizdeki insanların bazıları; yemek tabaklarında artık bırakmayı modernlik sayarlar. Tabakta yemek bırakmadan yiyenleri de doymazlıkla suçlarlar. Tabakta bir pirinç tanesi bile bırakmadan yemeği bitirmek Peygamberimiz (sav)’in sünnetidir. Anadolu çocukları bunu iyi bilir. Bu millet fakir kaldı, aç kaldı, bir zaman cahil kaldı ama dinini bırakmadı, muhafaza etti. Vatanı, bayrağı, ezanı ve mukaddes değerleri için can verdi. Allah’ı bulan, kanunlarına uyan, her şeyi bulur. O’nu kaybeden hiçbir şey bulamaz.  
 
 
 
Bu Yazı İçin Yapılan Yorumlar (0)
Bu yazı için henüz yorum yapılmadı.
Yorum Gönder
* Adınız Soyadınız:  
E-Posta:
* Yorumunuz:
 
 
Diğer Yazarlarımız
  Şenol ÇİÇEK
İZMİT GÜZELLEŞİYOR FARKETMİYOR MUSUNUZ?
  Kamil TÜRKOĞLU
GÖZÜNÜ TOPRAK DOYURSUN
  MEHMET ŞAHİN
2012 KPSS İLE İLGİLİ AYRINTILAR
  Durmuş GÖKTEKİN
YÜK, TAŞIDIKÇA AĞIRLAŞIR!
  Seda Ceran
Düzen bozuldu..!
 
 
Son Eklenen Yazılar
Düzen bozuldu..! (19-05-2012)
YÜK, TAŞIDIKÇA AĞIRLAŞIR! (16-05-2012)
GÖZÜNÜ TOPRAK DOYURSUN (11-05-2012)
KRAL VE ARKADAŞI! (02-05-2012)
İZMİT GÜZELLEŞİYOR FARKETMİYOR MUSUNUZ? (30-04-2012)
 
Fırsat Ürünü  
Diesel Kot Pantalon
98,90 TL
İncele
Anasayfa | İletişim | Künye | Kullanım Şartları Bugünkü Ziyaretçi Sayısı : 51
Copyright © 2009