Hoca efendi, hayatta tek sahip olduğu, evinin taşıma ve tarım işini gördüğü biricik eşeğini kaybetmiş. Konuya komşuya eşeğini kaybettiğini belli etmeden, bulabilme umudunu koruyarak, şarkı, türkü söyleyerek başlamış aramaya.
Karşı dağa çıkmış, aşağı dereye inmiş, gezdiği yerlerde eşeğin izine bile rastlamamış. Kan ter içinde kalmış eşeğini aramaktan.
Tarlasında, bahçesinde çalışan komşuları Hocanın bu halini merakla izliyorlarmış.
Hoca efendi dereden tepeye doğru tırmanırken, merakına yenilen bir komşusu, hoca efendiye arkasından seslenmiş.
- Hocam hayırdır, sabah’tan bu yana türkü, şarkı söyleyerek, dereleri, dağları gezersin. Nedir seni bu kadar neşelendiren?
- Eşeğimi kaybettim de onu arıyorum.
- Eşeğini kaybeden insan böyle türkü, şarkı söyleyerek mi arar?
- Elbette böyle aramaz, ama benim şu karşı tepenin ardında bulma umudum var, orada da bulamazsan sen seyret bende ağlamayı.
Bir aydan az bir zaman kaldı Anayasa oylamasına, meydanlarda iyice kızıştı.
Oylanacak olan Anayasa ama sizinde fark ettiğiniz gibi, Anayasa içeriği ile ilgili yeterli açıklama duyamıyoruz liderlerin ağzından.
Karşılıklı çekişme ve sataşmadan başka bir şey yok ortada.
Bazısı hayır da hayır vardır diyor, bazısı da yüz bin kere hayır.
Siyasi görüşlerde bu sürede sınavdan geçmiş olacak.
Sonucu birlikte göreceğiz nasip olursa.